mehmet.com
tıp ve teknoloji günlüğü
CRP Hakkında Bilgi
Siteye en çok ziyaretçi getiren arama terimlerinden biri de CRP. Dün HbA1c ile ilgili birşeyler yazmıştım bugün de CRP ile ilgili hastalara yönelik birşeyler yazmayı düşündüm. Hasta ve hasta yakınlarına yönelik bilgileri hastalar için etiketi altına topluyorum.
C-Reaktif Protein (CRP) Nedir?
C-reaktif protein, sıkça kullanılan kısaltması ile CRP, iltihabi reaksiyonlar sırasında kanda beliren ve karaciğer tarafından üretilen akut faz reaktanları adı verilen proteinlerden biridir.
Kanda CRP seviyesi pek çok durumda yükselebildiğinden, tek hastalığa özgül bir laboratuar bulgusu değildir ve tanı koyma amaçlı kullanılmaz. Bu tahlilin sonuçları klinik şüpheleri destekleyici olarak veya tanısı konulmuş çeşitli hastalıkların seyrini takipte kullanılır.
Çok basitleştirirsek, yüksek CRP seviyelerinin vücutta akut iltihabi bir reaksiyon veya bir enfeksiyon olduğuna, CRP seviyelerinin azalmasının da iltihabi reaksiyonun veya enfeksiyonun azalmaya başladığına işaret ettiğini söylemek mümkündür.
CRP Ne Zaman Ölçülür?
CRP seviyesi aşağıda bazıları listelenen pek çok durumda yükselebilir.
- Bağ dokusu hastalıkları
- Enfarktüs
- Kanser
- Enfeksiyon
- İltihabi barsak hastalıkları
- Lupus
- Romatoid artrit
- Kanser
- Tüberküloz
CRP özellikle romatoid artrit ve lupus gibi bağ dokusu hastalıklarında hastalığın alevlenmelerinin takibi açısından oldukça faydalıdır.
Normal Değerler
Ortalama sağlıklı bir kişide CRP seviyesinin 4.9 mg/L’nin altında olması beklenir.
Benzer Testler
Akut iltihabi reaksiyonların bir göstergesi de eritrosit sedimentasyon hızıdır. Eritrosit sedimentasyon hızı çoğunlukla sedimentasyon veya ESR diye kısaltılarak kullanılır ve genellikle 3 değerle raporlanır (30 dakika, 1 saat, 2 saat gibi).
CRP sedimentasyona göre daha erken pozitifleşir ve daha çabuk kaybolur. Tedavi başarılı olduysa CRP’nin erken dönemde negatifleşir ancak sedimentasyon hızının normale dönmesi biraz daha zaman alacağından doktorlar çoğu zaman CRP ile birlikte sedimentasyon değerini de görmek ister.
Kalp Hastalığında CRP
Özel metodlarla ölçülen bir CRP türevi de yüksek hassasiyete sahip (high sensitivity- ya da hs-CRP) C-reaktif proteindir.
hs-CRP genellikle koroner kalp hastalığı olan veya koroner kalp hastalığından şüphelenilen kişilerde ölçülür ve yüksek hs-CRP klasik risk faktörlerine ek bir risk faktörü olarak hastanın kalp hastalığı riski açısından sınıflandırılmasına yardım eder.
Amerikan Kalp Derneği‘nin önerileri doğrultusunda hastaları hs-CRP seviyelerine göre koroner kalp hastalığı riski açısından aşağıdaki şekilde derecelendirmek mümkündür.
| hs-CRP Seviyesi (mg/L) | Risk Derecesi |
|---|---|
| < 1.0 | Düşük risk |
| 1.0 - 3.0 | Orta derece risk |
| > 3.0 | Yüksek risk |
Kaynakça
- Edward T.H. Yeh, “CRP as a Mediator of Disease,” Circulation 109, no. 21_suppl_1 (June 1, 2004): II-11-14, doi:10.1161/01.CIR.0000129507.12719.80.
- Wim K Lagrand et al., “C-Reactive Protein as a Cardiovascular Risk Factor : More Than an Epiphenomenon?,” Circulation 100, no. 1 (1999): 96-102.
Uyku Koroner Kalsifikasyon Riskini Azaltıyor
JAMA’da bugün yayınlanan bir çalışmada, geceleri daha fazla uyuyan orta yaşlı erişkinlerin koroner kalsifikasyon riskinin daha düşük olduğu bulunmuş.1
Yaşları 35 ile 47 arasında değişen 500′e yakın yetişkinin 5 yıl takip edildiği araştırmada takip süresinin sonunda katılımcıların %12’sinde koroner kalsifikasyon gelişmiş.
Diğer kardiyak risk faktörlerine göre düzeltmeler yapıldıktan sonra, fazladan uyunan her bir saat uykunun koroner kalsifikasyon oranını %34 azalttığı görülmüş.
Güncelleme: Bu yazıyı yazdıktan sonra Kasım ayında Archives’da yayınlanan benzer bir makaleyi atladığımı farkettim. Japon-Amerikan ortaklığının ürünü o çalışmada da az uyuyanlarda kardiyvasküler hastalık riskinin artığı görülmüş.2
Kaynakça
- King CR, Knutson KL, Rathouz PJ, et al. Short Sleep Duration and Incident Coronary Artery Calcification. JAMA. 2008;300(24):2859-2866. doi:10.1001/jama.2008.867 | pdf
- Eguchi K, Pickering TG, Schwartz JE, et al. Short Sleep Duration as an Independent Predictor of Cardiovascular Events in Japanese Patients With Hypertension. Arch Intern Med. 2008;168(20):2225-2231. doi:10.1001/archinte.168.20.2225.
CYP2C19 Polimorfizmi ve Clopidogrel Direnci
NEJM ve Lancet dergilerinde eşzamanlı yayınlanan üç araştırmanın sonuçları, sitokrom P-450 2C19 enzimini (CYP2C19) kodlayan genin polimorfizminin, clopidogrel direncine yol açtığını ve kardiyovasküler riskte artışa neden olduğunu gösteriyor.
Kaynakça
- Mega JL, Close SL, Wiviott SD, et al. Cytochrome P-450 Polymorphisms and Response to Clopidogrel. N Engl J Med. 2008:NEJMoa0809171. doi:10.1056/NEJMoa0809171 | pdf
- Simon T, Verstuyft C, Mary-Krause M, et al. Genetic Determinants of Response to Clopidogrel and Cardiovascular Events. N Engl J Med. 2008:NEJMoa0808227. doi:10.1056/NEJMoa0808227 | pdf
- Cytochrome P450 2C19 polymorphism in young patients treated with clopidogrel after myocardial infarction: a cohort study : The Lancet. Available at: http://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(08)61845-0/fulltext [Accessed December 23, 2008]. doi:10.1016/S0140-6736(08)61845-0
Ailesel Hiperkolesterolemide Statin Tedavisi
İki gün içinde ikinci statin konulu girdi. Bu seferki, ailesel hiperkolesterolemi ile ilgili ve bugün BMJ’da yayınlandı.
Hollanda’da yapılan çalışmada, farklı dozlarda simvastatin (ortalama 33 mg) ya da atorvastatin (ortalama 49 mg) kullanan 2000′e yakın ailesel hiperkolesterolemi vakası, ortalama 8.5 yıl takip edilmiş.
Statin kullanan grupta koroner arter hastalığı riski %76′lık azalarak, yaş-eşleştirilmiş genel popülasyonla aynı seviyeye inmiş.1
Dünya genelinde ortalama her beşyüz kişiden birinde görülen ailesel hiperkolesterolemi ülkemizde de pek çok kişiyi etkiliyor.2
Kaynakça
- Efficacy of statins in familial hypercholesterolaemia: a long term cohort study doi: 10.1136/bmj.a2423 | pdf
- Management of hereditary dyslipidaemia; the paradigm of autosomal dominant hypercholesterolaemia doi: 10.1038/sj.ejhg.5201496 | pdf
E ve C Vitaminleri Kardiyovasküler Riski Azaltmıyor
Geçtiğimiz hafta sonuçları BMJ’da yayınlanan bir araştırmanın, diyabette antioksidan ve aspirin kullanımının kalp-damar sağlığı üzerinde koruyucu etkisi olmadığını gösterdiğinden bahsetmiştim.
Bugün JAMA’da yayınlanan bir Physicians Health Study II makalesi de, antioksidan özelliklere sahip E ve C vitaminlerinin orta yaş ve üzeri erkeklerde önemli kardiyovasküler olayların sıklığını azaltmadığını ortaya koydu.1, 2
Physicians Health Study - II’nin bu bölümüne 8 yıl boyunca E ve C vitamini kullanırken izlenen 14.000′den fazla A.B.D.’lı doktor dahil edilmiş. Harvard merkezli PHS-II ile ilgili detaylı bilgiyi bu bağlantıda bulabilirsiniz.
Araştırmanın vitamin verilen kolunda ölümcül olmayan miyokard enfarktüsü, ölümcül olmayan inme ve kardiyovasküler nedenle ölümden oluşan kompozitin sıklığı plasebo kullananlara göre azalmamış.
E vitamini kullanan grupta hemorajik inme sıklığında istatiksel olarak anlamlı (HR, 1.74 [%95 güven aralığı, 1.04-2.91]; p = 0.04) bir artış da not edilmiş.
Kaynakça
- Vitamins E and C in the Prevention of Cardiovascular Disease in Men: The Physicians’ Health Study II Randomized Controlled Trial, November 9, 2008, Sesso et al. 0 (2008): 2008.600. doi:10.1001/jama.2008.600 | pdf
- Physicians’ Health Study - II web sitesi
w3c