mehmet.com
tıp günlüğü
Sistolik Kan Basıncındaki Değişkenlik İnmenin Habercisi Olabilir
Lancet Neurology ve Lancet’de yayınlanan bir dizi araştırmanın sonuçları hipertansiyonda inme riskinin ortalama basınçtan çok sistolik kan basıncındaki değişkenlikle ilişkili olabileceğini düşündürüyor.
25 bin hipertansifi kapsayan bir kohort incelemesi muayeneden-muayeneye sistolik kan basıncı değerlerinde gözlenen değişkenliği artmış inme riskiyle ilişkilendirilebilmiş.
Başka çalışmada amlodipin kullanan hastalarda sistolik kan basıncının atenolol kullanan hastalara oranla daha az değişkenlik gösterdiği ve bu grupta inme riskinin daha düşük olduğu görülmüş.
Diğer bir projede ise geçici iskemik atak (TIA) geçiren hastaların tıbbi kayıtları incelenmiş ve azami sistolik kan basıncı ve sistolik kan basıncı değişkenliğinin parametrelerinin inme için güçlü birer risk göstergesi olduğu kanısına varılmış.
Lancet’de yayınlanan bir meta-analizde de antihipertansifler kan basıncı değişkenliği açısından karşılaştırılmış. Analizden kalsiyum kanal blokerleri ve diüretiklerin ACE inhibitörleri, anjiyotensin reseptör blokerleri ve beta-blokerlere oranla daha az değişkenliğe neden olduğu sonucu çıkmış.
Kaynak
Hypothesis Links Blood Pressure Variability to Stroke Risk in Hypertension
Astımda Uzun Etkili Beta Agonistlerin Kullanımı
New England Journal of Medicine’ın son sayısında astım tedavisinde uzun etkili beta-agonistlerin (long acting beta agonist, LABA) kullanımı hakkında FDA’in duruşunu ve güncel tedavi yaklaşımını özetleyen bir perspektif yazısı vardı.
Uzun etkili beta agonistler astım tedavisinde tek başlarına kullanıldıklarında (inhale kortikosteroidler eklenmeden) henüz tam anlaşılmayan bir mekanizmayla ciddi astım alevlenmelerini ve ölüm riskini artırdığı uzun zamandır biliniyor.
Göreceli risk düşük olsa da (SMART çalışmasına göre salmaterol kullanan on bin kişilik bir grupta 28 haftalık takip süresi sonunda plasebo grubundan 8 fazla ölüm gerçekleşmiş) bu ilaçları kullanan astım hastalarının sayısı göz önüne alındığında sorunun klinik önemi artıyor.
Yazının en can alıcı noktası olan ve geçtiğimiz 10 yıl içinde LABA prospektüslerinde yapılan değişikliklerin özetlendiği aşağıdaki tabloyu paylaşmak istiyorum.
Tablonun tercümesi:
- İnhale kortikosteroidler gibi astımı kontrol altına alan ilaçlarla birlikte olmadan LABA kullanımının tüm yaş gruplarında kontraendike edilmesi.
- Astım kontrol altına alındıktan sonra, astımı kontrol altına alan düşük ve orta-doz inhale kortikosteroidler gibi ilaçlarla tedaviye devam edilip LABA kullanımının kesilmesi.
- Düşük- ve orta-doz inhale kortikosteroidlerle astım kontrolü sağlandıktan sonra LABA kullanımından kaçınılması gerektiğinin önerilmesi.
- İnhale kortikosteroidlere ek olarak LABA kullanması gereken çocuk ve gençlerde tedaviye uyumu sağlamak amacıyla sabit-dozlu inhale kortikosteroid + LABA kombinasyon preparatların tercih edilmesi önerisi.
NEJM yazısını aşağıdaki bağlantıda bulabilirsiniz.
The FDA and Safe Use of Long-Acting Beta-Agonists in the Treatment of Asthma. WWW PDF
İmkansızı Başarmak: Doktorunuzla Nasıl Konuşursunuz?
Geçenlerde “En son bir devlet hastanesi polikliniğine gittiğinizde doktorla yaklaşık kaç dakika geçirdiniz?” sorusunu sormuştum sizlere. Bu soruya şu ana kadar verilen cevaplar oldukça anlamlı.
Soruyu yanıtlayan 141 katılımcının 91′i (%65) doktorlarıyla 5 dakikadan az görüşebildiğini, 29′u (%21) görüşme süresinin 5-10 dakika aralığında olduğunu belirtti. Doktorlarıyla 10 dakikdan fazla görüşebilen mutlu azınlığın yüzdesi ise %14′te (21 kişi) kaldı.
Bu Türkiye’ye özgü bir durum olmamakla birlikte sağlık sistemimize özgü yoksunlukların ve hastalarımızın büyük bir kısmının “doktordan yararlanma” bilincine sahip olmamasının koşulları iyice zora soktuğu malum.
Doktorla geçirilen 5-10 dakikalık süreyi verimli kullanabilmek için hastaların hazırlıklı olmasının önemi büyük.
Özellikle kognitif ve duyusal problemlerin ön plana çıktığı ileri yaşlarda hasta da hazırlıksızsa 5-10 dakika gibi sürelerde 80 yıllık tıbbi öykü almak da anlamlı sağlık hizmeti sunmak ne yazık ki çok zor.
Peki doktora giderken nasıl hazırlanabilirsiniz? AARP’nin bu konuyla ilgili bir belgesini tercüme ederek Kütüphane bölümüne yükledim. Bence Doktorunuzla Nasıl Konuşmalısınız? başlıklı yazıyı doktorla geçireceği sürenin gerçekten işe yaramasını isteyen herkes okumalı.
Tip 2 Diyabet Tedavisi ve HbA1c: Nerede Durmalı?
İngiltere’de yapılan bir araştırma yoğunlaştırılmış tip 2 diyabet tedavisinin zararının faydasından fazla olabileceğine ilişkin artan bilimsel gözlemlere bir yenisini ekledi.
Tip 2 diyabet tedavisi HbA1c’yi normale çekmek üzere yoğunlaştırılmış yaklaşık 50 bin hastanın verilerini inceleyen araştırmacılar, tüm-sebeplerden ölüm riskinin düşük (<%6.5) ve yüksek (>%10.5) HbA1c’li hastalarda ~%7.5 grubuna oranla yüksek olduğunu görmüş.
| Medyan HbA1c | Tüm-Sebeplerden Ölüm HR |
|---|---|
| %6.5 (6.1-6.6) | 1.52 (1.32—1.76) |
| %7.5 (7.5-7.6) | 1.00 (referans/kontrol) |
| %10.5 (10.1-11.2) | 1.79 (1.56—2.06) |
Çalışmaya glukoz düzeyleri monoterapi ile kontrol altına alınamayan akabinde tedavisi yoğunlaştırılan hastalar dahil edilmiş. Hastalar “oral kombinasyon tedavisine geçilenler” ve “oral ajanla birlikte ya da tek başına insülin tedavisi başlananlar” kollarında incelenmiş.
Araştırmanın kapsadığı 1986′dan 2008 aralığında insülin-bazlı yoğunlaştırılmış tedavi grubunda 2834, oral kombinasyon tedavisi grubunda da 2035 ölüm gerçekleşmiş (HR = 1.49; %95 CI 1·39—1·59).
Çalışmanın retrospektif olması, hasta özelliklerinin net olarak açıklanmaması (en azından abstraktta) ve sonlanım olarak tüm-sebeplerden ölümü kullanması gibi kusurları olsa da, yoğunlaştırılmış tedaviye karşı biriken bilgi dağarcığına yeni veri eklemesi bakımından önemi var.
Kaynaklar
- Survival as a function of HbA1c in people with type 2 diabetes: a retrospective cohort study, The Lancet. WWW
- Gecikmiş Agresif Şeker Kontrolü
- Greenfield S, et al. Comorbidity Affects the Relationship Between Glycemic Control and Cardiovascular Outcomes in Diabetes. Annals of Internal Medicine. 2009;151(12):854-860. WWW
Amerikan Gençlerinin %20’si Hiperlipidemik
National Health and Nutrition Examination Survey (NHANES) verisini analiz eden bilimadamları Amerikan gençlerinin beşte birinde kan yağı düzeylerinin normalin üstünde olduğunu hesaplamış.
Hiperlipidemi sıklığının vücut ağırlığına göre dağılımı da şöyle bulunmuş…
| Vücut Ağırlığı | Hiperlipidemi Sıklığı |
|---|---|
| Normal | %14 |
| Fazla Kilolu | %22 |
| Obez | %43 |
Kaynak
