Ara   

Etiket Arşivi: “risk modifikasyonu”

Düzenli Egzersiz Anketi

Düzenli yapılan spor veya egzersizin sağlığımız üzerine olumlu etkilerini, hareketsiz yaşam tarzının oluşturduğu sağlık risklerini artık herkes biliyor.

Düzenli egzersizin alt sınırı, programlı olarak asgari haftanın beş günü 30 dakika tempolu yürüyüş veya eşdeğer beden aktivitesi olarak tanımlanabilir.

Peki siz bu tanıma göre düzenli egzersiz yaptığınızı söyleyebilir misiniz?

Düzenli egzersiz (haftanın en az 5 günü, 30 dakika ve üzeri tempolu yürüyüş veya eşdeğer bedensel aktivite) yapıyor musunuz?

Sonuçlar

Kaynakça

Physical Activity and Public Health: Updated Recommendation for Adults From the American College of Sports Medicine and the American Heart Association. Circulation. 2007 ;116(9):1081-1093. doi:10.1161/CIRCULATIONAHA.107.185649 | pdf

Etiketler: , , , , , , , , ,

Balık Yağının Aritmi ve Ölüm Riski Üzerine Etkileri

Omega-3 yağ asidleri DHA ve EPA bakımından zengin içeriğe sahip balık yağının kalp hastalıklarını önleyici ve tedavi edici özellikleriyle gündeme gelmesi 1970′li yıllara rastlar.

Sonuçları 1976 yılında yayınlanan 11.324 katılımcılı GISSI-Prevenzione çalışmasının, omega-3 takviyesi ile tüm- ve kardiyovasküler-nedenlerden ölüm riskinin azaldığını (3.5 sene takip sonunda) göstermesi de konuya ilgiyi iyice artmıştır.

Araştırmalar, ölüm riskindeki bu düşüşün nedeninin ani-ölüm sayısındaki azalmaya paralel olabileceğine ilişkin ipuçları içerdiğinden meraklı zihinler doğal olarak DHA ve EPA’nın antiaritmik nitelikleri olup olmadığı sorusu gündeme getirmiş.

O günden günümüze konuyla ilgili birkaç araştırma yapıldıysa da yöntemsel sorunlar nedeniyle bu soruya kesin bir cevap alınamamış.

Kanada’lı araştırmacılar balık yağının besin takviyesi olarak kullanıldığı 12 büyük randomize-kontrollü çalışmayı bir meta-analiz çatısı altında toplayarak bu sorunun yanıtını aramışlar.

Sonuçları 23 Aralık 2008 tarihli BMJ’da yayınlanan meta-analize toplam 32.779 hasta dahil edilmiş.

Balık yağının mortalite üzerine etkilerini sorgulayan çalışmada araştırmacılar ikincil bir hedef olarak da optimal DHA/EPA formülasyonunu tespit etmek istemişler.

Çalışma, balık yağı takviyesinin kardiyovasküler-nedenlerden ölüm riskini anlamlı derecede azalttığını fakat aritmi ve tüm-nedenlerden ölüm sıklığını etkilemediğini göstermiş.

Optimal DHA/EPA formülasyonunun belirlenmesi girişimi ise veri yetersizliğinden gerçekleştirilememiş.

Bu sonuç sağlık tüketicisi için ne anlama geliyor?

Omega-3 yağ asidleri DHA ve EPA içeriği zengin balık yağı kalbinizi koruyabilir ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini azaltabilir. Diğer yandan balık yağı kalp ritm bozukluğu veya diğer nedenlerden ölüm riskini azaltmıyormuşa benziyor. Yukarıdaki çalışma hangi balık yağı formülü daha faydalıdır sorusuna da yanıt aramış ama yeterli bilgi olmadığından bu soru cevapsız kalmış.

Bu çalışmadan beni haberdar eden sayın meslektaşım Dr. Savaş Çelebi’ye teşekkürlerimi sunarım.

Kaynakça

Leon H, Shibata MC, Sivakumaran S, Dorgan M, Chatterley T, Tsuyuki RT. Effect of fish oil on arrhythmias and mortality: systematic review. BMJ. 2008 Dec 23;337(dec23_2):a2931. doi:10.1136/bmj.a2931 | pdf

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

CRP Hakkında Bilgi

Siteye en çok ziyaretçi getiren arama terimlerinden biri de CRP. Dün HbA1c ile ilgili birşeyler yazmıştım bugün de CRP ile ilgili hastalara yönelik birşeyler yazmayı düşündüm. Hasta ve hasta yakınlarına yönelik bilgileri hastalar için etiketi altına topluyorum.

C-Reaktif Protein (CRP) Nedir?

C-reaktif protein, sıkça kullanılan kısaltması ile CRP, iltihabi reaksiyonlar sırasında kanda beliren ve karaciğer tarafından üretilen akut faz reaktanları adı verilen proteinlerden biridir.

Kanda CRP seviyesi pek çok durumda yükselebildiğinden, tek hastalığa özgül bir laboratuar bulgusu değildir ve tanı koyma amaçlı kullanılmaz. Bu tahlilin sonuçları klinik şüpheleri destekleyici olarak veya tanısı konulmuş çeşitli hastalıkların seyrini takipte kullanılır.

Çok basitleştirirsek, yüksek CRP seviyelerinin vücutta akut iltihabi bir reaksiyon veya bir enfeksiyon olduğuna, CRP seviyelerinin azalmasının da iltihabi reaksiyonun veya enfeksiyonun azalmaya başladığına işaret ettiğini söylemek mümkündür.

CRP Ne Zaman Ölçülür?

CRP seviyesi aşağıda bazıları listelenen pek çok durumda yükselebilir.

  • Bağ dokusu hastalıkları
  • Enfarktüs
  • Kanser
  • Enfeksiyon
  • İltihabi barsak hastalıkları
  • Lupus
  • Romatoid artrit
  • Kanser
  • Tüberküloz

CRP özellikle romatoid artrit ve lupus gibi bağ dokusu hastalıklarında hastalığın alevlenmelerinin takibi açısından oldukça faydalıdır.

Normal Değerler

Ortalama sağlıklı bir kişide CRP seviyesinin 4.9 mg/L’nin altında olması beklenir.

Benzer Testler

Akut iltihabi reaksiyonların bir göstergesi de eritrosit sedimentasyon hızıdır.  Eritrosit sedimentasyon hızı çoğunlukla sedimentasyon veya ESR diye kısaltılarak kullanılır ve genellikle 3 değerle raporlanır (30 dakika, 1 saat, 2 saat gibi).

CRP sedimentasyona göre daha erken pozitifleşir ve daha çabuk kaybolur. Tedavi başarılı olduysa CRP’nin erken dönemde negatifleşir ancak sedimentasyon hızının normale dönmesi biraz daha zaman alacağından doktorlar çoğu zaman CRP ile birlikte sedimentasyon değerini de görmek ister.

Kalp Hastalığında CRP

Özel metodlarla ölçülen bir CRP türevi de yüksek hassasiyete sahip (high sensitivity- ya da hs-CRP) C-reaktif proteindir.

hs-CRP genellikle koroner kalp hastalığı olan veya koroner kalp hastalığından şüphelenilen kişilerde ölçülür ve yüksek hs-CRP klasik risk faktörlerine ek bir risk faktörü olarak hastanın kalp hastalığı riski açısından sınıflandırılmasına yardım eder.

Amerikan Kalp Derneği‘nin önerileri doğrultusunda hastaları hs-CRP seviyelerine göre koroner kalp hastalığı riski açısından aşağıdaki şekilde derecelendirmek mümkündür.

hs-CRP Seviyesi (mg/L) Risk Derecesi
< 1.0 Düşük risk
1.0 - 3.0 Orta derece risk
> 3.0 Yüksek risk

Kaynakça

  1. Edward T.H. Yeh, “CRP as a Mediator of Disease,” Circulation 109, no. 21_suppl_1 (June 1, 2004): II-11-14, doi:10.1161/01.CIR.0000129507.12719.80.
  2. Wim K Lagrand et al., “C-Reactive Protein as a Cardiovascular Risk Factor : More Than an Epiphenomenon?,” Circulation 100, no. 1 (1999): 96-102.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Hemoglobin A1c Hakkında Bilgi

Bugünlerde pek çok kişi hemoglobin A1c nedir, ne işe yarar, ne anlama gelir merak ediyor. Google ve diğer arama motorlarına ait arama kayıtlarına göre ülkemizde hemoglobin A1c konusunda bilgi arayan site ziyaretçileri sayısında belirgin bir artış var.

Sanırım kısa süre önce başlatılan “Diyabette Hedef 6.5″ sloganlı bilinçlendirme kampanyası etkisini göstermeye başladı. Durum böyle olunca ben de elimden geldiğince sade cümlelerle, hasta ve hasta yakınlarına yönelik birşeyler yazma gereği duydum.

HbA1c (Glikozillenmiş/Glikozile Hemoglobin) Nedir?

Hemoglobin A1c, diğer ismiyle glikozillenmiş hemoglobin, şeker hastalığında tedavinin etkinliğini ölçmek, kimi zaman da şeker hastalığı tanısı koymak için kullanılan bir kan testidir.

HbA1c Nasıl Ölçülür?

Geleneksel hemoglobin A1c ölçümü için diğer tahliller için kan vermekten farksızdır. Aşağıda açıklamaya çalışacağım nedenlerle eğer o gün sadece hemoglobin A1c değeri ölçülecekse kan verirken aç ya da tok olmanız farketmez.

Geleneksel laboratuar yöntemlerinin yanı sıra doktor muayenehanelerine yönelik ve yaklaşık altı dakikada sonuç veren sistemler hatta evde kendi hemoglobin A1c değerinizi ölçebileceğiniz son-kullanıcı ürünleri de vardır.

HbA1c Testi Ne Ölçer?

Kanımızdaki alyuvarlar görevi oksijen taşımak olan hemoglobin isimli maddeyi içerirler. Alyuvarların ömrü ortalama 120 gündür. Hemoglobin, kan şekerine maruz kaldığında glikozillenme denilen bir reaksiyon gerçekleşir. Glikozillenmeyi, kandaki şeker moleküllerinin hemoglobine yapışması olarak düşünebilirsiniz.

Alyuvarların ömrü olan 120 gün boyunca hemoglobinin glikozillenme oranı kan şekeri değerlerine paralel olarak artar. Hemoglobin A1c testi de bu glikozillenmenin oranını ölçmektedir. Tahlil yaptırmadan önceki aylarda kan şekeriniz yüksek seyrettiyse, hemoglobinlerinizin glikozillenme miktarı da artacak dolayısıyla hemoglobin A1c seviyeniz yüksek bulunacaktır.

HbA1c Değerleri Ne Anlama Gelir?

Ortalama alyuvar ömrü yaklaşık dört ay olduğundan hemoglobin A1c değeri, tahlil için kan verilmesinden bir ay öncesinden başlayarak geriye doğru iki-üç aylık dönemde kişinin kan şekeri değerlerinin nasıl seyrettiğine ilişkin bilgi verir.

Örneğin 15 Mayıs günü kan verdiyseniz, ölçülen hemoglobin A1c değeriniz 15 Ocak - 15 Nisan tarihleri arasındaki şeker profiliniz hakkında bilgi verecektir.

Aşağıdaki tablo Diabetes Care dergisinde 2003 yılında yayınlanan Test of Glycemia in Diabetes başlıklı makaleden alınmıştır. Tabloda hemoglobin A1c değerlerinin yaklaşık olarak karşılık geldiği ortalama kan şekeri değerlerini görebilirsiniz.

Matematiğiniz iyiyse ve hemoglobin A1c değeriniz tabloda verilen 6-12 aralığının dışındaysa hemoglobin A1c seviyenize karşılık gelen ortalama kan şekeri değerini şu formülü kullanarak hesaplamanız da mümkün.

Ortalama Kan Şekeri = (HbA1c * 35.6) - 77.3

HbA1C (%) Glükoz (mg/dL)
6 135
7 170
8 205
9 240
10 275
11 310
12 345

Örneğin, hemoglobin A1c seviyeniz ölçüldü ve sonucu %7 bulunduysa geçmiş üç ay boyunca kan şekeri seviyeniz 170 civarında seyretmiş anlamını çıkarabilirsiniz.

HbA1c‘nin Normal Sınırları Nedir?

Normal hemoglobin A1c değeri %3 ile %6 aralığındadır. Bugünkü bilimsel veriler ışığında şeker hastalığı tedavisinde güvenli kabul edilen hedef hemoglobin A1c değeri %6.5′dir.

%8′in üzerindeki değerler, tahlil için kan verilmesinden bir ay önceki 2-3 aylık dönemde hiperglisemi (kan şekeri seviyesinin normalin üst sınırlarını aşması) yaşandığına işaret eder.

HbA1c Ne Zaman ve Ne Sıklıkla Ölçülmeli?

Son bilimsel veriler ışığında tüm dünyada kabul gören tavsiye ve konsensus metinleri yayınlayan Amerikan Diyabet Derneği,

  • şeker hastalığı şüphesi ile yapılan ilk doktor ziyaretinde,
  • tedaviye başlanıp şeker seviyeleri dengelendikten sonra, ve,
  • izleyen dönemde her altı ayda bir

hemoglobin A1c seviyesinin ölçülmesini tavsiye etmektedir.

Birlik, ayrıca kan şekeri profilinin tedavi hedeflerine getirilmesinde zorluk çekilen olgularda hemoglobin A1c seviyesinin üç ayda bir ölçülmesini salık vermektedir.

Not: Bu yazının genişletilmiş bir sürümünü Vikipedi‘ye de yükledim.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

CYP2C19 Polimorfizmi ve Clopidogrel Direnci

NEJM ve Lancet dergilerinde eşzamanlı yayınlanan üç araştırmanın sonuçları, sitokrom P-450 2C19 enzimini (CYP2C19) kodlayan genin polimorfizminin, clopidogrel direncine yol açtığını ve kardiyovasküler riskte artışa neden olduğunu gösteriyor.

Kaynakça

  1. Mega JL, Close SL, Wiviott SD, et al. Cytochrome P-450 Polymorphisms and Response to Clopidogrel. N Engl J Med. 2008:NEJMoa0809171. doi:10.1056/NEJMoa0809171 | pdf
  2. Simon T, Verstuyft C, Mary-Krause M, et al. Genetic Determinants of Response to Clopidogrel and Cardiovascular Events. N Engl J Med. 2008:NEJMoa0808227. doi:10.1056/NEJMoa0808227 | pdf
  3. Cytochrome P450 2C19 polymorphism in young patients treated with clopidogrel after myocardial infarction: a cohort study : The Lancet. Available at: http://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(08)61845-0/fulltext [Accessed December 23, 2008]. doi:10.1016/S0140-6736(08)61845-0

Etiketler: , , , , , , , , , ,